phone 0850 303 41 73

Tüm Riskler Tek Çatı Altında...

DASK 2026 Güncel Verileri: Sigortalılık Oranı, Poliçe Sayısı ve Hasar Ödemeleri

DASK’ın 2026 Karnesi: Kaç Konut Sigortalı, Ne Kadar Hasar Ödendi?Deprem olduğunda herkes aynı soruyu soruyor:“Benim evim güvende mi?”

Bu sorunun bir tarafında binanın dayanıklılığı, diğer tarafında ise deprem sonrasında ortaya çıkabilecek maddi kayıplara karşı hazırlık bulunuyor.

DASK’ın 2026 Karnesi: Kaç Konut Sigortalı, Ne Kadar Hasar Ödendi?

Deprem olduğunda herkes aynı soruyu soruyor:

“Benim evim güvende mi?”

Bu sorunun bir tarafında binanın dayanıklılığı, diğer tarafında ise deprem sonrasında ortaya çıkabilecek maddi kayıplara karşı hazırlık bulunuyor.

Zorunlu Deprem Sigortası yani DASK, Türkiye’nin deprem riskine karşı oluşturduğu en önemli finansal güvence mekanizmalarından biri.

Peki Türkiye’de kaç konut DASK kapsamında?

Kaç konut hâlâ sigortasız?

DASK bugüne kadar kaç hasar dosyası için ödeme yaptı?

Ödenen toplam tazminat ne kadar?

Ve 2026 yılında bir konut için DASK kapsamında alınabilecek en yüksek teminat ne kadar?

Güncel rakamlar, bu soruların cevaplarını oldukça net bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye’de Kaç Konutun DASK’ı Var?

2026 yılında Türkiye genelindeki DASK görünümünde dikkat çeken rakamlardan biri 11,7 milyonun üzerindeki aktif poliçe sayısı.

27 Eylül 2026 itibarıyla DASK’ın verilerine göre 11 milyon 710 bin 514 konut Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunuyor. Bu sayı, Türkiye genelinde yaklaşık %58’lik bir sigortalılık oranına karşılık geliyor. (Anadolu Ajansı)

Başka bir ifadeyle Türkiye’deki her 100 konuttan yaklaşık 58’i DASK güvencesine sahip.

Bu oran önemli bir ilerlemeyi gösterse de başka bir rakam daha dikkat çekiyor:

Yaklaşık 10 konuttan 4’ünde hâlâ DASK bulunmuyor.

2026 yılı verilerinde konut stoku yaklaşık 20 milyon seviyesinde ele alındığında, 11,7 milyon sigortalı konutun dışında kalan sayı yaklaşık 8,3 milyon konut seviyesinde.

Yani deprem riskinin yüksek olduğu bir ülkede milyonlarca konut hâlâ DASK kapsamının dışında.

DASK’ın önündeki hedef ise açık:

%100 sigortalılık.

Marmara Bölgesi İlk Sırada

Sigortalılık oranlarına bölgesel olarak bakıldığında Marmara Bölgesi dikkat çekiyor.

Marmara’da DASK sigortalılık oranı yaklaşık %64 seviyesinde.

İstanbul’da ise oran yaklaşık %62 civarında. Bu oran Türkiye ortalamasının üzerinde olsa da İstanbul gibi yüksek nüfus ve yüksek yapı yoğunluğuna sahip bir şehir için hâlâ önemli bir sigortasız konut kitlesi bulunuyor. (Sigorta Kulisi)

İl bazında ise özellikle deprem tecrübesi yaşayan şehirler öne çıkıyor.

Düzce yaklaşık %92, Bolu yaklaşık %90, Yalova ise yaklaşık %87 seviyesindeki DASK oranlarıyla dikkat çekiyor. (Sigorta Kulisi)

Bu tablo bize aslında önemli bir şey söylüyor:

Deprem riski konusunda farkındalık arttıkça sigortalanma eğilimi de güçleniyor.

Ancak sadece DASK yaptırmak da bütün deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

1.403 Deprem, 891 Binden Fazla Hasar İhbarı

DASK’ın 26 yıllık faaliyet dönemine baktığımızda ortaya oldukça büyük bir tablo çıkıyor.

Kuruluşundan bugüne hasar ödemesine konu olan 1.403 deprem gerçekleşti.

Bu depremler sonrasında DASK’a toplam 891.774 hasar ihbarı ulaştı. (Anadolu Ajansı)

Bu rakam yalnızca büyük depremleri değil, DASK kapsamında hasar ödemesi süreçlerine konu olan çok sayıdaki depremi de kapsıyor.

Dolayısıyla DASK’ın yalnızca teorik bir güvence olmadığını geçmişteki ödeme verileri de gösteriyor.

6 Şubat Depremleri DASK’ın En Büyük Sınavlarından Biri Oldu

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen büyük depremler, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır afetlerden biri oldu.

DASK açısından da bu dönem çok büyük bir hasar yönetimi ve ödeme sürecini beraberinde getirdi.

DASK’ın açıklamalarına göre Kahramanmaraş depremlerinin ardından yaklaşık 630 bin hasar ihbarı üzerinden 39,7 milyar TL ödeme Şubat 2025 itibarıyla gerçekleştirilmişti. (DASK)

Bugün ise DASK’ın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği toplam hasar ödemesi 42 milyar TL’nin üzerine çıkmış durumda. (Anadolu Ajansı)

Bu rakamın çok büyük bölümünün 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan ödemelerden oluşması, afetin finansal boyutunu da ortaya koyuyor.

701.696 Dosyaya Tazminat Ödemesi Yapıldı

DASK’ın güncel verilerindeki bir başka önemli rakam ise ödemeye konu olan dosyalar.

Kuruluşundan bugüne:

891.774 hasar ihbarı

alınırken,

701.696 dosya

için tazminat ödemesi gerçekleştirildi. (Anadolu Ajansı)

Burada önemli bir ayrım var.

Hasar ihbarı ile ödeme yapılan dosya aynı şey değildir.

Bir hasarın DASK’a bildirilmesi, dosyanın otomatik olarak belirli bir tutarda ödeme alacağı anlamına gelmez. Hasarın incelenmesi, gerekli değerlendirmelerin yapılması ve tazminat tutarının belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle DASK’ta “ihbar sayısı” ve “ödeme yapılan dosya sayısı” ayrı istatistikler olarak değerlendirilmelidir.

2026’da DASK Ne Kadar Teminat Veriyor?

Gelelim konut sahipleri açısından en çok merak edilen konulardan birine.

“DASK ne kadar ödeme yapıyor?”

DASK’ın verebileceği teminat, konutun yapı tarzı ve brüt yüzölçümü üzerinden belirlenen sigorta bedeline göre hesaplanıyor.

Ancak bunun bir üst sınırı bulunuyor.

1 Ekim 2026 itibarıyla DASK azami teminat tutarı 2.552.268 TL.

Aynı dönemde betonarme yapılar için esas alınan birim maliyet 12.039 TL/m², diğer yapı tarzları için ise 8.026 TL/m² seviyesinde bulunuyor. (DASK)

Bu rakamlar sabit değil.

DASK tarifesi belirli dönemlerde güncelleniyor. Dolayısıyla birkaç ay önce gördüğünüz DASK teminat tutarı ile bugün geçerli olan tutar farklı olabilir.

DASK Teminatı Nasıl Hesaplanıyor?

Basit bir örnek üzerinden düşünelim.

Betonarme bir konutun brüt yüzölçümünü 100 m² kabul edelim.

2026 Ekim tarifesinde betonarme yapı için kullanılan 12.039 TL/m² birim maliyet üzerinden:

100 × 12.039 TL = 1.203.900 TL

sigorta bedeli ortaya çıkar.

Bu sadece örnek bir hesaplamadır.

Gerçek poliçe bedeli; yapı tarzı, yüzölçümü ve DASK tarifesinde belirtilen diğer kriterler dikkate alınarak hesaplanır.

Ayrıca DASK’ta arsa değeri sigorta bedeline dahil edilmez. DASK’ın kendi açıklamasına göre sigorta bedeli yapı üzerinden hesaplanır; arsa değeri ödeme hesabına dahil değildir. (DASK)

“Evimin Değeri 5 Milyon TL, DASK Neden 2,5 Milyon TL?”

Bu soru da oldukça sık soruluyor.

Burada DASK ile konut sigortasını birbirinden ayırmak gerekiyor.

DASK’ın amacı, deprem nedeniyle binada meydana gelebilecek belirli maddi zararlar için zorunlu ve temel bir finansal güvence sağlamaktır.

DASK’ın azami teminatı 2026 Ekim itibarıyla 2.552.268 TL olduğundan, daha yüksek bir bina değeri bulunan konutlarda DASK tek başına yeterli olmayabilir.

DASK’ın resmi açıklamasına göre daha yüksek teminat isteyen kişiler, DASK’ın sorumlu olduğu zorunlu sigorta teminatının üzerine sigorta şirketlerinden ihtiyari deprem sigortası yaptırabilir. (DASK)

Bu nedenle:

DASK + uygun kapsamlı konut sigortası

birbirinin alternatifi olarak değil, ihtiyaçlara göre birbirini tamamlayabilecek iki farklı güvence olarak düşünülebilir.

DASK Eşyalarınızı da Karşılıyor mu?

Hayır.

DASK’ın temel amacı binanın deprem nedeniyle uğrayabileceği maddi zararı belirlenen limitler dahilinde güvence altına almaktır.

Evin içerisindeki;

  • Televizyon,
  • Mobilya,
  • Beyaz eşya,
  • Bilgisayar,
  • Elektronik cihazlar,
  • Kişisel eşyalar

gibi değerler için ayrıca konut sigortasının kapsamına bakılması gerekir.

Bu nedenle “DASK yaptırdım, evimdeki her şey sigortalı” düşüncesi doğru değildir.

DASK başka, konut sigortası başka bir ihtiyaçtır.

DASK Yaptırırken Metrekare Neden Çok Önemli?

Poliçe düzenlenirken konutun brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi ve binaya ilişkin bilgilerin doğru beyan edilmesi gerekiyor.

DASK da resmi açıklamasında doğru bilgi verilmesinin olası bir hasarda poliçe sınırları içerisinde tazminatın doğru hesaplanabilmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor. (DASK)

Örneğin gerçek yüzölçümü 150 m² olan bir konutun poliçede 100 m² olarak gösterilmesi, hasar anında ciddi sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle DASK yaptırırken:

“Prim biraz daha düşük olsun”

düşüncesiyle yanlış veya eksik bilgi vermek yerine gerçek bilgilerin kullanılması çok daha önemlidir.

DASK’ın Primini Neler Belirliyor?

DASK primi herkes için aynı değildir.

Prim hesaplamasında özellikle;

  • Yapının yapı tarzı,
  • Deprem risk grubu,
  • Brüt yüzölçümü,
  • Tarife fiyatları

gibi unsurlar dikkate alınır.

DASK’ın güncel tarifesinde 7 risk grubu ve 2 farklı yapı tarzı için toplam 14 tarife fiyatı bulunuyor. (DASK)

Dolayısıyla aynı büyüklükte iki evin DASK primi birbirinden farklı olabilir.

Örneğin aynı metrekaredeki betonarme bir konut ile farklı yapı tarzındaki bir konut aynı prim üzerinden sigortalanmaz.

DASK Hasar Olduğunda Nasıl Ödeme Yapıyor?

Deprem meydana geldiğinde hasarın DASK’a bildirilmesi gerekiyor.

Hasar ihbarı sonrasında dosya açılıyor ve hasarın tespit edilmesi için gerekli inceleme süreci yürütülüyor. DASK’ın resmi tazminat sürecine göre hasarın hesaplanmasında, olayın meydana geldiği tarih ve yerde binanın yeniden yapım maliyeti esas alınıyor; ancak ödeme poliçedeki sigorta bedelini aşamıyor. Ayrıca her hasarda sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanıyor. (DASK)

Kesinleşen tazminat tutarının ise genel şartlarda belirtilen şekilde en geç takip eden bir ay içerisinde ödenmesi gerekiyor. (DASK)

Hasar Sonrası DASK Teminatı Aynı Kalır mı?

Bu da önemli bir ayrıntı.

DASK genel şartlarına göre kısmi hasar halinde sigorta bedeli, ödenen tazminat tutarı kadar azalıyor.

Tam hasar meydana geldiğinde ise tazminatın ödenmesiyle birlikte sigorta teminatı sona eriyor. (DASK)

Yani deprem sonrası poliçenin durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

DASK Verileri Bize Ne Anlatıyor?

Rakamları tek tek incelediğimizde aslında ortaya oldukça önemli bir tablo çıkıyor.

Türkiye’de yaklaşık 11,7 milyon konut DASK kapsamında.

Sigortalılık oranı yaklaşık %58.

Buna karşılık milyonlarca konut hâlâ bu temel güvencenin dışında.

DASK, 26 yıllık faaliyetinde 1.403 depremle ilgili 891.774 hasar ihbarı aldı.

701.696 dosya için ödeme yaptı.

Toplam hasar ödemesi ise 42 milyar TL’yi aştı. (Anadolu Ajansı)

Bu rakamların tamamı aslında tek bir noktaya işaret ediyor:

Deprem riskini ortadan kaldıramayız; ancak deprem sonrasında oluşabilecek maddi kayıplara karşı hazırlıklı olabiliriz.

DASK Yaptırmak Yetiyor mu?

Bu sorunun cevabı konutun ve kişinin ihtiyaçlarına göre değişir.

DASK zorunlu ve temel bir deprem güvencesidir.

Ancak yüksek değerli bir konut, geniş kapsamlı eşya, yüksek bina değeri veya farklı riskler söz konusuysa yalnızca DASK ile yetinmek yerine ihtiyari deprem teminatı ve konut sigortası seçeneklerinin de değerlendirilmesi gerekebilir.

Özellikle evin gerçek değerinin DASK’ın azami teminatını aşması halinde bu konu daha da önemli hale gelir.

Poliçenizi Yaptırıp Unutmayın

DASK’ın zorunlu olması, poliçeyi bir kez yaptırıp yıllarca kontrol etmeye gerek olmadığı anlamına gelmez.

Her yıl yenileme sırasında;

  • Brüt metrekare doğru mu?
  • Yapı tarzı doğru mu?
  • Adres bilgileri güncel mi?
  • Poliçenin vadesi ne zaman bitiyor?
  • Teminat tutarı güncel mi?
  • Konutun değeri arttı mı?
  • DASK’ın üzerinde ek deprem teminatına ihtiyaç var mı?

gibi sorular tekrar değerlendirilmelidir.

DASK’ın 2026 yılındaki mesajlarından biri de yalnızca yeni poliçe sayısını artırmak değil, mevcut poliçelerin düzenli şekilde yenilenmesinin de önemli olduğu yönünde. (Anadolu Ajansı)

Sonuç: Bir Poliçeden Çok Daha Fazlası

DASK’ın 26 yıllık verilerine baktığımızda milyonlarca konutun deprem sonrasında finansal güvenceye kavuştuğunu görüyoruz.

Ancak yaklaşık %58’lik sigortalılık oranı, Türkiye’de hâlâ gidilecek önemli bir mesafe olduğunu da gösteriyor.

Bugün DASK yaptırmak yalnızca yasal bir zorunluluğu yerine getirmek olarak görülmemeli.

Asıl mesele, depremden sonra hayatın yeniden kurulabilmesi için finansal bir hazırlık yapmak.

Üstelik DASK’ın limiti ile konutun gerçek değeri arasında fark varsa, yalnızca zorunlu poliçeyle yetinmek yerine ihtiyaca uygun ek teminatların değerlendirilmesi de önem taşıyor.

Çünkü deprem öncesinde ödenen bir poliçe primi küçük bir gider gibi görünebilir.

Deprem sonrasında ise aynı poliçe, milyonlarca liralık bir zararın karşısında önemli bir finansal destek haline gelebilir.

Depremi önleyemeyiz. Ancak hazırlıksız yakalanmak zorunda değiliz.

Sigorta Çatısı – Tüm riskler tek çatı altında.