phone 0850 303 41 73

Tüm Riskler Tek Çatı Altında...

İşyeri Sigortası Nedir? İşletmenizi Değil, İşinizin Devamlılığını da Koruyun

İşyeri Sigortası Nedir? İşletmenizi Değil, İşinizin Devamlılığını da Koruyun

Bir işletmenin başına gelebilecek en büyük zarar her zaman yanan bir bina, çalınan mallar veya bozulan bir makine değildir.

Bazen asıl zarar, işin durmasıdır.

İşyeri Sigortası Nedir? İşletmenizi Değil, İşinizin Devamlılığını da Koruyun

Bir işletmenin başına gelebilecek en büyük zarar her zaman yanan bir bina, çalınan mallar veya bozulan bir makine değildir.

Bazen asıl zarar, işin durmasıdır.

Bir restoranın mutfağındaki ekipmanların kullanılamaması, bir markette stokların zarar görmesi, bir atölyede üretim makinesinin çalışmaması veya bir mağazanın birkaç hafta müşteriye kapalı kalması…

İşletmenin kapısı kapalı olduğu sürece kira devam eder, personel giderleri devam eder, faturalar gelir ve müşteriler başka yerlere yönelmeye başlayabilir.

İşte işyeri sigortasına yalnızca “yangın çıkarsa ne olur?” şeklinde bakmak bu nedenle eksik bir bakış açısıdır.

Asıl soru şudur: Beklenmedik bir olay işletmenizin düzenini bozarsa, ne kadarını kendi imkânlarınızla karşılayabilirsiniz?

İşyeri sigortası, işletmenin faaliyet gösterdiği yere ve faaliyet şekline göre farklı teminatların bir araya getirilebildiği bir sigorta çözümüdür. Yangın, hırsızlık, elektronik cihaz, makine kırılması, sorumluluk ve bazı durumlarda faaliyetin durmasına bağlı kayıplar için farklı teminatlar poliçeye dahil edilebilir. Hangi risklerin güvence altında olduğu ise poliçenin genel ve özel şartlarına göre belirlenir.

İşyeri Sigortası Sadece İşyerini mi Korur?

Aslında hayır.

Bir işletmeyi düşündüğümüzde yalnızca dört duvarı görmemek gerekir.

Bir işyerinin içerisinde;

  • Demirbaşlar,
  • Ticari mallar,
  • Hammaddeler,
  • Makineler,
  • Bilgisayarlar,
  • Elektronik cihazlar,
  • Mobilyalar,
  • Dekorasyon,
  • Para ve kıymetli evrak,
  • Müşterilere ait bazı değerler,
  • Personel,
  • Tedarikçiler,
  • Müşteriler

gibi birçok unsur bulunabilir.

Üstelik işletmenin faaliyetinden dolayı üçüncü kişilere veya çalışanlara karşı doğabilecek sorumluluklar da vardır.

Dolayısıyla doğru bir işyeri sigortasının amacı yalnızca “eşyayı korumak” değil, işletmenin karşılaşabileceği farklı riskleri bir bütün olarak değerlendirmektir.

Bir Gece Her Şeyi Değiştirebilir

Bir işyerinde elektrik kaynaklı bir yangın çıktığını düşünelim.

Yangın söndürülüyor.

İlk bakışta zarar belli gibi görünüyor:

Bina + eşya + stok.

Fakat işletme sahibinin önünde başka sorular da var.

Makineler çalışabilecek mi?

Stokların ne kadarı kullanılabilir durumda?

İşyeri ne zaman yeniden açılabilecek?

Müşteriler bekleyecek mi?

Personel giderleri nasıl karşılanacak?

Kira ödenmeye devam edecek mi?

İşletmenin kaybettiği ciro ne olacak?

İşte sigortanın kapsamını belirlerken bu ikinci aşama çoğu zaman gözden kaçıyor.

Çünkü bir hasarın maliyeti sadece hasar gören eşyanın fiyatından oluşmayabilir.

Bazı poliçelerde ve şartlar altında, yangın nedeniyle ticari faaliyetin durması veya aksaması sonucu oluşan kar kaybına yönelik ayrıca teminatlar bulunabilir. Yangına bağlı kar kaybı sigortasının genel şartlarında da bu teminatın ticari faaliyetin durması veya aksaması nedeniyle oluşan belirli kar kayıplarına yönelik olduğu açıkça düzenlenmektedir.

“Benim İşyerimde Yangın Çıkmaz” Demek Yeterli mi?

Sigortanın amacı zaten her gün gerçekleşmesini beklediğimiz olaylara karşı önlem almak değildir.

Asıl mesele, olasılığı düşük ama gerçekleştiğinde işletmeyi ciddi şekilde zorlayabilecek olaylardır.

Örneğin;

Bir restoran için

Yangın kadar önemli olan konu mutfak ekipmanlarının zarar görmesi veya işletmenin geçici süreyle faaliyet gösterememesidir.

Bir market için

Raflar veya dekorasyon kadar stokların doğru değerlendirilmesi önemlidir.

Bir tekstil mağazası için

Ticari emtianın gerçek değerinin doğru belirlenmesi kritik olabilir.

Bir oto servis için

Makine, kompresör, lift ve elektronik ekipmanların durumu işletmenin devamlılığı açısından önem taşır.

Bir ofis için

Bilgisayarlar, elektronik cihazlar, veri altyapısı ve üçüncü kişilere karşı sorumluluklar öne çıkabilir.

Bu nedenle her işyerine aynı poliçeyi uygulamak, sigortacılığın mantığıyla çok fazla örtüşmez.

En Çok Yapılan Hatalardan Biri: Sigorta Bedelini Tahmin Etmek

“İşyerimin içindeki her şey yaklaşık 2 milyon TL eder.”

Bu cümle hasar gerçekleşmeden önce kolay söylenebilir.

Fakat iş gerçekten hasar aşamasına geldiğinde hesabın o kadar kolay olmadığı görülür.

Demirbaşların bugünkü değeri nedir?

Stokların değeri ne kadar?

Elektronik cihazların yenileme maliyeti nedir?

Makinelerin gerçek değeri nedir?

Dekorasyonun maliyeti ne kadar?

Bina sigortalanıyorsa yapının değeri nasıl belirlenmeli?

Bu değerlerin düşük yazılması eksik sigorta riskini ortaya çıkarabilir.

Örneğin Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nda, aksi kararlaştırılmadıkça sigorta bedelinin sigorta edilen menfaatin hasar anındaki değerinden düşük olması halinde tazminatın belirli oran üzerinden hesaplanabileceği düzenlenmektedir.

Bu nedenle poliçeyi hazırlarken amaç sadece “en düşük primi bulmak” olmamalıdır.

Amaç, işletmenin gerçek değerlerini mümkün olduğunca doğru yansıtan bir yapı oluşturmaktır.

Kiracıysanız da İşyeri Sigortası Önemli

“Dükkan benim değil, kiracıyım. O zaman neden sigorta yaptırayım?”

Bu oldukça sık karşılaşılan bir düşüncedir.

Oysa kiracının da işyerinde kendisine ait birçok değeri olabilir.

Örneğin:

  • Ticari mallar,
  • Makineler,
  • Bilgisayarlar,
  • Mobilyalar,
  • Dekorasyon,
  • Elektronik cihazlar,
  • Üretim ekipmanları.

Bunların yanında işletmenin faaliyetinden kaynaklanan üçüncü kişi sorumlulukları da gündeme gelebilir.

Bu nedenle işyeri sigortası hazırlanırken “bina kimin?” sorusu kadar “işletmenin sahip olduğu değerler neler?” sorusu da önemlidir.

Müşterinin Başına Bir Şey Gelirse?

İşyerine gelen bir müşteri kayıp düştü.

Bir çalışan iş kazası yaşadı.

İşletmenin faaliyetinden dolayı üçüncü bir kişi maddi zarara uğradığını ileri sürdü.

Bunların her biri farklı hukuki ve sigortacılık boyutlarına sahip olabilir.

Bu nedenle işyeri sigortalarında yalnızca mal varlığının korunmasına değil, uygun durumlarda işveren sorumluluğu ve üçüncü şahıslara karşı mali sorumluluk gibi teminatlara da bakılabilir.

SEDDK’nın genel şartlar listesinde işveren sorumluluk sigortası ile üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası ayrı sorumluluk sigortası türleri olarak yer almaktadır.

Burada önemli nokta şudur:

Her işletmenin sorumluluk riski aynı değildir.

Bir restoranda müşteri trafiği farklıdır.

Bir fabrikada çalışan ve makine riski farklıdır.

Bir ofiste ise bambaşka riskler bulunabilir.

Makine Bozulduğunda İş Ne Olacak?

Bazı işletmeler için bir makine, işletmenin kendisidir.

Makine çalışmıyorsa üretim yoktur.

Üretim yoksa satış yoktur.

Satış yoksa işletmenin nakit akışı etkilenebilir.

Makine kırılması sigortası, elektronik cihaz sigortası gibi farklı ürün ve teminatlar bu tür risklerin değerlendirilmesinde kullanılabilir. SEDDK’nın güncel genel şartlar listesinde bu iki sigorta türü ayrı başlıklar altında düzenlenmektedir.

Ancak burada da önemli bir ayrım vardır:

“Makine sigortalı” demek, makinenin başına gelebilecek her olayın otomatik olarak teminat altında olduğu anlamına gelmez.

Poliçedeki teminat, istisna, limit, muafiyet ve özel şartlar mutlaka incelenmelidir.

Hırsızlıkta Sadece Çalınan Mal Hesaplanmaz

Bir hırsızlık olayında ilk akla gelen şey çalınan ürünlerdir.

Fakat işyerine girilirken;

  • Kapı,
  • Kepenk,
  • Kilit,
  • Cam,
  • Alarm sistemi,
  • Vitrin

gibi unsurlar da zarar görebilir.

Hırsızlık Sigortası Genel Şartları, belirli giriş yöntemleriyle gerçekleştirilen hırsızlık veya teşebbüs sonucunda sigortalı kıymetlerde meydana gelen doğrudan maddi zararları düzenlemekte ve bazı durumları ek sözleşme ile teminata dahil edilebilecek şekilde ayırmaktadır.

Bu nedenle poliçede “hırsızlık var” demek yerine hırsızlık teminatının hangi şartlarla ve hangi limitlerle verildiğine bakmak gerekir.

DASK ile İşyeri Sigortasını Karıştırmayın

Bu konu özellikle işyeri sahiplerinin dikkat etmesi gereken konulardan biridir.

DASK ile işyeri sigortası aynı şeyi karşılamaz.

DASK’ın kapsamı ile ihtiyari işyeri sigortasının kapsamı farklıdır.

Deprem sonrasında DASK’ın karşıladığı tutarın üzerindeki bazı bina zararlarında, mevcut ihtiyari sigorta poliçesinin devreye girebildiği durumlar bulunabilir. Türkiye Sigorta Birliği de DASK tutarını aşan bina hasarlarında ihtiyari poliçenin devreye girebileceğini açıklamaktadır.

Bu nedenle özellikle bina sahibi işletmelerde:

DASK var mı?

İşyeri poliçesi var mı?

İşyeri poliçesinde deprem teminatının kapsamı ve limiti ne?

soruları birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

İşyerinizde Hangi Teminatlar Düşünülebilir?

İşyeri sigortasının içeriği işletmenin faaliyet alanına göre değişebilir.

İhtiyaca göre değerlendirilebilecek başlıklardan bazıları:

  • Yangın
  • Hırsızlık
  • Dahili su
  • Fırtına
  • Sel ve su baskını
  • Deprem ve diğer doğal afetler
  • Cam kırılması
  • Elektronik cihaz
  • Makine kırılması
  • Ticari emtia
  • Demirbaşlar
  • İşveren sorumluluğu
  • Üçüncü şahıs mali sorumluluk
  • Kar kaybı / iş durması
  • Hukuksal koruma
  • Asistans hizmetleri
  • Faaliyete özel ek teminatlar

Fakat bunların tamamının her poliçede otomatik olarak bulunacağını düşünmemek gerekir. Sigorta kapsamı, seçilen ürünün genel ve özel şartlarına, teminat limitlerine, muafiyetlere ve poliçeye eklenen klozlara göre değişir. SEDDK’nın mevzuatında bu risklerin önemli bir bölümü ayrı genel şartlarla düzenlenmiştir.

İşyeri Sigortası Fiyatı Nasıl Belirlenir?

“100 metrekare dükkanın sigortası kaç TL?”

Tek başına metrekare üzerinden doğru bir cevap vermek mümkün değildir.

Çünkü iki adet 100 metrekare işyeri aynı riske sahip olmayabilir.

Örneğin;

100 m² ofis

ile

100 m² restoran

aynı şekilde değerlendirilmez.

Faaliyet konusu, bina yapısı, bulunduğu bölge, katı, kullanım şekli, stok miktarı, demirbaşlar, makineler, elektronik cihazlar, seçilen teminatlar, limitler ve muafiyetler gibi birçok unsur fiyat üzerinde etkili olabilir.

Bu nedenle işyeri sigortasında “en ucuz poliçe” yerine “işletmenin risklerine uygun poliçe” aramak daha anlamlıdır.

Ucuz Poliçe Her Zaman Ucuz Hasar Demek Değildir

Düşük primli bir poliçe ilk bakışta cazip gelebilir.

Fakat hasar olduğunda;

  • Teminat limiti yeterli mi?
  • Muafiyet ne kadar?
  • Eksik sigorta var mı?
  • Hangi riskler hariç tutulmuş?
  • Stok doğru bildirilmiş mi?
  • Makine ve elektronik cihazlar doğru tanımlanmış mı?
  • İş durması teminatı var mı?
  • Sorumluluk limiti yeterli mi?

gibi sorular gündeme gelir.

Bu nedenle işyeri sigortasını satın alırken poliçenin fiyatından önce poliçenin ne anlattığına bakmak gerekir.

Hasar Anında En Önemli Şey: Doğru Bilgi

Hasar gerçekleştiğinde ilk yapılması gerekenlerden biri sigorta şirketine zamanında bildirimde bulunmak ve hasarın büyümesini önlemek için gerekli makul tedbirleri almaktır.

Hırsızlık gibi olaylarda resmi tutanakların alınması, fotoğraf ve belgelerin saklanması, hasarlı malların gelişigüzel atılmaması gibi uygulamalar süreç açısından önem taşıyabilir.

Hasar dosyasında sigorta şirketinin talep ettiği bilgi ve belgeler poliçenin türüne ve olayın niteliğine göre değişebilir.

Bu nedenle hasar anında:

“Önce ne yapmalıyım?”

sorusunun cevabını poliçeyi yaptırırken öğrenmek büyük kolaylık sağlar.

İşyeri Sigortası Yaptırırken 8 Soruyu Sorun

Poliçeyi imzalamadan önce şu soruların cevaplarını netleştirin:

1. İşyerimdeki gerçek toplam değer ne kadar?

2. Stoklarım için hangi bedel üzerinden teminat veriliyor?

3. Makine ve elektronik cihazlarım nasıl güvence altında?

4. Hırsızlık teminatının limitleri ve şartları neler?

5. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk limitim yeterli mi?

6. Çalışanlarımla ilgili hangi sorumluluklar teminat altında?

7. İşyerim faaliyet gösteremez hale gelirse hangi kayıplarım için teminat bulunuyor?

8. Poliçemde hangi muafiyetler ve istisnalar var?

Bu soruların cevaplarını bilmek, poliçeyi sadece satın almakla poliçeyi anlamak arasındaki farkı oluşturur.

Her İşyerinin Poliçesi Kendine Özel Olmalı

Bir berberin riski ile bir restoranın riski aynı değildir.

Bir eczanenin ihtiyaçları ile bir tekstil mağazasının ihtiyaçları aynı değildir.

Bir atölyenin makine riski ile bir muhasebe ofisinin elektronik cihaz riski de aynı değildir.

Bu nedenle iyi hazırlanmış bir işyeri sigortası, hazır bir şablonu herkese uygulamak yerine işletmenin faaliyetini, sahip olduğu değerleri ve karşılaşabileceği sorumlulukları birlikte değerlendirmelidir.

İşletmenizi sigortalarken kendinize şu soruyu sorun:

“Yarın işyerimde beklenmedik bir olay yaşansa, sadece zararı mı karşılamak istiyorum; yoksa işimin yeniden ayağa kalkmasını da planlıyor muyum?”

Cevap, doğru poliçenin hangi noktadan başlaması gerektiğini gösterir.

Son Söz

Bir işyeri yıllarca emek verilerek kurulur.

Müşteriler zaman içerisinde kazanılır.

Makine, ekipman ve stoklar büyük yatırımlarla oluşturulur.

Markanın değeri ise yıllar içinde oluşur.

Bu nedenle işyeri sigortasına yalnızca “yangın çıkarsa paramı alırım” şeklinde bakmak yerine, işletmenin karşılaşabileceği farklı riskleri önceden düşünmek daha doğru bir yaklaşım olabilir.

Çünkü sigorta, hasar olduktan sonra yapılan bir çözüm değil;

hasar olmadan önce yapılan bir hazırlıktır.